Mutlu Bir Yıl Temennisi İle
Milenyumu geride bırakalı 11 yıl oldu; geride bıraktığımız şu günlerde 2000 yılından bu yana hayatımızda değişen pek çok şey oldu. Yüz yılın en modern çağını yaşadığımız bu yıllarda, insanların en çok yalnızlıktan bahsettiği ve bireyselliğin başını alıp gittiği  bu çağda size internet dostluğundan çok her an yanınızda bulunacak bir çok dost temennisiyle...

           Bir önceki ay ne yazık ki yazımızı yayınlayamadık. Aynı zamanda bitirilmesi beklenen projelerimizde hala sürdürülmekte. Ne yazık ki zaman sıkıntımızdan dolayı yılın ilk yarısına kadar yoğun çalışmalardan dolayı yayınlanamayacak.. Öte yandan yeni yıla dair yeni strateji ve projelerimizi de önümüzdeki aylarda yayınlamayı düşünmekteyiz.

                Hayat için yenilik, yenilik için hayat; bu tıpkı birey için toplum, toplum için birey  düşüncesi gibidir. Çünkü ikisi de birbiri için mutlak derece de çok mühimdir.  Ama şuna dikkat çekmek isterim yaşamak için savaşmak fikri düşünülemez. Bu nedenle yaşamak da savaşmak demek değildir.  Bir birleriyle son derece farklı anlamlar taşıyan bu kavramları analiz etmek gerek. İşte bu fikirle bu ayın yazısında; birey için internet, internet için birey düşüncesiyle; internetin hayatımızdaki yerini inceleyeceğiz.

İşimizin bir gereği olarak toplumun içinde pek çok kes farklı fikirlerle karşı karşıya kalırız. Aslında insanın bir amacı olmadığında sahip olduğu pek çok şeyin de o ölçüde anlamsız olduğu görülür. Yazı yazmayan biri için kelem gerekli bir araç olmayabilir ya da televizyon izlemeyen biri için pek öneminden bahsetmek anlamsız olacaktır. Bu nedenle internette işlerini yürütmeyen biri için eğlence ve zaman öldürmekten başka bir anlamı olmayacaktır. Yapılan pek çok araştırmaya göre ülkemizde internet demek oyun ve eğlence demek anlamına neredeyse gelmekte. Bu bizim için içler acısı bir durum... Hiç okumayan bir toplum olarak internet gibi asrın buluşunu da eğlence sayıp zaman öldürmekle kullanırsak; gelecek bizim için pek parlak gözükmeyecektir.  Sosyal arkadaşlık sitelerine akın akın insanlar girer, chat  ve oyun kültürü başını almış gitmekte ve biz hala internetin faydalarından bahsediyoruz. Bu gün pek çok sosyal ağ ve eğlence sitelerini bizim gibi ülkeler hit rekorları kırdırarak onları zenginlik abidesi yaparken. Bir işe muhtaç pek çok mühendisimiz işsiz dolaşmakta. Üstelik işsiz dolaşmakla yetinilse o da iyi; mesleklerine yönelik ticari anlayış yüzünden vasıfsız elemen gözüyle bakılıyor. Biz nereye gidiyoruz; bilgilenen, gelişen bir toplum da meslek hukuku ve statüsü olmaz mı? Geçenlerde okuduğum bir haberde (ki; sitemizde de yayınlamış bulunmakta..) İngiltere de 14 yaşındaki bir çocuğun yapmış olduğu reklam sitesinden milyon dolar kazanmış olduğunu söylemekteydi. Üstelik işçi bir babanın oğlu... Bizim toplumumuzda ise çocuklarını kendilerini kurtaracak bir sermaye gibi görme zihniyeti ve sürekli belli mesleklerin sırf maddi dayanaklara dayandırarak daha gözde yapmaya çalışılması, ülkemiz adına pek hayırlı bir gidişat getirmeyeceği; özellikle bilim adına büyük bir tehlike oluşturduğunu vurgulamak gerekir. Bu alanda özellikle rant kavgasında bulunan dershanecilik zihniyeti sürekli kişisel gelişim politikası ile genç zihinleri bir yarış atı edasıyla yarıştırma amacı güdülmekte ve bu kişisel beceriyi neredeyse yok etmekle yüz yüze bırakmakta. Üstelik eğitim camiasında sürekli ders çalışarak ön planda tutulan öğrenciler önemsenerek diğer öğrencilerinde öz güven duygusunun yitirilmesine ve hatta kendilerini dışlanmış hissetmelerine neden olmaktadır..
    Bu durum üniversitelerde bile etkisini derinden sürdürmekte, kişi kendisini üniversite okumak zorunda hissettiği için kendi bireysel özelliklerinden uzaklaşarak farklı bölümleri tercihe ederek hem bu bölümlerin işlevini düşürmekte hem de kendisi bu bölümden yeteri kadar faydalanmadığı için toplumda bu alanda kendini yetersiz ve öz güvensiz hissetmektedir.  Hal böyle olunca toplumsal bir sıkıntı baş göstermektedir. Bu durumun acilen düzeltilmesi ve özellikle matematik, fizik,mühendislik, kimya, biyoloji ve sanat alanlarındaki bölümlerin önemsenerek önemli bir konuma getirilmeleri gerekmektedir. Tabi bu durumun da aynı zamanda sanayi kuruluşlarıyla ortak bir arge çalışması yürütülmelidir. Bilimden bihaber bir üretim dünya standartlarında tutunması beklenmediği gibi gün geçtikçe de gelişen dünya stantlarında prestij kaybederek yok olmaya yüz tutar.
    Yazılım ve donanım alandaki yeniliklerin gün geçtikçe önemli bir aşama kaydettiği bu alanda ne yazık ki ülkemizde pek yerinde bir gelişmeden söz etmek imkansız olacaktır. Hala emtia pazarında bir kaç kuruşun pazarlığı yapmak, gelecek için ne kadar riskli bir yatırım olduğu sanırım ön görülmüyor.  Neden mi? Bu gün siz kendi sanayinizi sırf daha ucuza mal ediliyor diye batı toplumlarından ithal ederek onların gelişmesini sağlarsanız siz hep yerinizde saymakla kalırsınız. Oysa bu gün çok harcarsanız yarın harcadıklarınızın çok daha fazlasını kazanacaksınız.

    2011 yılının ülkemize barış ve huzurun geldiği, bilimle teknoloji ise gereken değerin verildiği bir yıl olması dileğimle tekrar mutlu yıllar...

Ocak 2011
  Pilotsis

GNU'u Destekleyelim

GNU Onlar herkes için bir şeyler yapmak istiyor.Siz ise yaptıklarını onaylıyarak destekleyebilirsiniz. ...

Linux'u Destekleyelim

Linux Onlar herkes için bir şeyler üretmek istiyor.Siz ise yaptıklarını kullanarak destekleyebilirsiniz. ...

Firefox'u Destekleyelim

Firefox Onlar herkes için bir şeyler üretmek istiyor.Siz ise yaptıklarını kullanarak destekleyebilirsiniz. ...
 Yardım     Sık Sorulan Sorular    Muşteri Paneli